İşgücü piyasası istatistiklerine göre işgücü durumu açısından üç grup insan bulunur (1) İstihdamdakiler (2) İşsizler (3) İnaktifler. Bir insanın işgücünde sayılabilmesi için ya istihdamda (1) ya da işsiz (2) olması gerekir. Kalan herkes inaktif sayılır. 

İstihdam:  

Bir kişinin istihdamda sayılabilmesi için 

 (a) bahsedilen sürede ücret, gelir ya da mal karşılığında en az bir saat çalışması ya da  

 (b) bu sürede çalışmamış olsa da üç aydan kısa süre içerisinde işinin başına dönecek olması ve ücretinin en azından yarısını almaya devam etmesi (mesela hastalık izni, ücretli izin) gerekir.  

Ancak salgın sürecinde bu tanım muğlaklaşmıştır. Özellikle (b) kategorisindeki insan sayısının artmış olması beklenmektedir. Bu bağlamda dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır: 

  1. Kısa çalışma ödeneği: Ödenekten faydalanan bireylerin işe gittiğini varsaysak da uygulamada farklılık olabilir. Ödenek ile maaşının yüzde 60’ını alan bireylerin bir kısmının işvereni üstünü tamamlıyor olabilir.  
  2. İdari izne çıkarılmış çalışanlar: Ücretli izin hakkı olup salgın sürecinde bu izinlerini kullanmak zorunda bırakılan çalışanlar olabilir. 
  3. Ücretsiz izne çıkarılmış çalışanlar: Salgın döneminde kayıtlı çalışanların işten çıkarılması yasaklanmıştır. Ancak firmalar işten çıkaramasalar da çalışanlarını ücretsiz izne çıkarmaktadır. Ücretsiz izne çıkarılanlara günlük 39 TL, aylık azami 1170 TL nakdi ücret yardımı yapılmaktadır. Bazı çalışanlar için bu yardım ücretin yarısına tekabül ediyor olabilir.  
  4. Çalışma saatleri azalanlar: Salgın döneminde günlük ya da haftalık çalışma saatleri düşürülen çalışanlar olabilir. Buna teknik olarak “zamana bağlı eksik istihdam” denir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, bireyin çalışıyor olması, haftada 40 saatten az çalışıyor olması ve daha çok çalışmak istemesine karşın çalışma saatini artıramıyor olmasıdır.  

İşsiz:  

Son dört hafta içinde iş aramış, iki hafta içerisinde iş başı yapmaya hazır olan bireylerdir. İş aramak için minimal çaba sarf etmesi yeterlidir. Yani eşine dostuna “ben iş arıyorum” demiş olması dahi yeter. Ancak son bir ay içerisinde iş aramamış bireyler işsiz sayılmazlar. Bir diğer koşul ise iki hafta içinde iş başı yapmaya hazır olmaktır. Salgın döneminde bu koşulu sağlayanların sayısında bir azalma olmuş olabilir.  

  1. İnsanlar iş bulamayacaklarını düşündükleri için iş aramayabilirler.  
  2. Okulların kapatılmasıyla birlikte çocuk bakımının ve eğitiminin eve kayması, Türkiye’de özellikle kadınlar üzerindeki bakım sorumluluklarını artıracak ve işgücüne katılımı düşürecektir.  
  3. COVID-19 ya da başka hastalıklar sebebiyle sağlığı bozulan ve hastanelerden uzak tutulan hane bireylerine bakım sağlama da hanelerin görevi olacaktır. Bu da hanedeki (geçici de olsa) bağımlı kişi sayısını artıracak, dolayısıyla yine kadınları görece daha çok olmakla birlikte hanedeki bireylerin işgücüne katılımını olumsuz etkileyecektir.  

İnaktif: 

İstihdamda olmayan ya da iş aramayan, iş arıyor olsa da iki hafta içinde iş başı yapamayacak kişilere inaktif denir. İnaktifler arasında “iş aramıyor olsa da iki hafta içinde iş başı yapabilir” durumda olanlar ayrı takip edilir. Bunlar farklı sebeplerden ötürü iş aramıyor olabilir (örn. iş bulma ümidini kaybetmiş olanlar).  

İşsizlik oranları:  

İşgücü piyasalarının gidişatının takibinde kullanılan birincil göstergeler işsizlik oranlarıdır. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından kullanılan işsizlik oranı tanımı hem Avrupa Birliği İstatistik Kurumu olan Eurostat hem de Uluslararası Çalışma Örgütü (International Labor Organization, ILO) tanımları ile uyumludur.  

Amerika Birleşik Devletleri’nin işgücü piyasası istatistiklerinden sorumlu kurumu Bureau of Labor Statistics (BLS) tarafından kullanılan bazı alternatif işsizlik oranları da COVID19 pandemisinin işgücü piyasasında oluşturduğu tahribatı daha yakından takip edebilmek açısından yol göstericidir.  

  • U1: Genel işsizlik oranı: İşsiz sayısının işgücüne bölünmesi ile elde edilir. İşgücü işsizlerden ve istihdam edilenlerden oluşur. 
  • U2: Tarım dışı işsizlik oranı: İşsiz sayısının tarım dışı işgücüne (tarım dışı istihdam ve işsiz sayısının toplamı) bölünmesi ile elde edilir. Tarımda işsiz sayısı sıfır kabul edilir.  
  • U3: İşsiz sayısı ve ümidi kırıkların (iş aramama nedeni olarak “iş bulma ümidim yok” diyenlerin) sayısının toplanarak işgücüne bölünmesiyle elde edilir.   
  • U4: Toplam işsizlik artı ümidi kırıklar artı işgücüne ucundan bağlı kişi sayısı kullanılarak hesaplanır. Türkiye’de tarım dışı işsizlik artı iş bulma ümidi olmayanlar ve iki hafta içinde çalışmaya hazır olup iş aramama nedeni olarak “Diğer” nedenleri ileri sürenler olarak kabul edilebilir.  
  • U5: Türkiye için bir de işten çıkarma yasağı sonucu ücretsiz izne çıkarılanlar 

Alternatif göstergeler: 

İstihdam oranı: istihdamda olan bireylerin 15 yaş üstü nüfusa oranı.  

İşsizlerin / 15 yaş üstü nüfusa oranı.  

İnaktiflerin / 15 yaş üstü nüfusa oranı. 

Mevsim etkilerinden arındırma  

İşsizlik oranları, diğer ekonomik göstergeler gibi mevsimsel etkiler içerebilir. Örneğin tarım sektörünün yanı sıra turizm, eğitim gibi bazı hizmet sektörlerinde de mevsimsel etkiler gözlemlenmektedir. Mevsim etkileri içeren serilerde aylık ya da dönemsel verilerin karşılaştırılması sağlıklı sonuç vermez. Zira bazı mevsimlerde işsizlik üretim gereği yüksek ya da düşük olabilir. Ancak makroekonomik konjonktürün hızlı değiştiği zamanlarda dönemsel karşılaştırmalar önem kazınır. Bu koşullar altında diğer ekonomik göstergeler gibi işsizlik oranlarının mevsim etkilerinden arındırılması gerekir. Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranları ve mevsim etkilerinden arındırılmış tarım dışı işsizlik oranları da düzenli olarak Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanmaktadır.