Aysun Hızıroğlu Aygün, Selin Köksal ve Gökçe Uysal

Bu politika notunda TÜBİTAK tarafından 120K577 numaralı proje ile desteklenen “COVID-19 Pandemisinde İşgücü Piyasası, Gelir Kayıpları ve Hane İçi Üretim” başlıklı proje çerçevesinde yapılan anket verileri kullanılarak pandeminin hane içi üretim ve iş bölümü üzerindeki etkileri incelenmiştir.
Pandemi öncesinde ve pandemi esnasındaki ev içi sorumlulukların dağılımına bakılarak pandeminin, ev içi iş bölümündeki toplumsal cinsiyet temelindeki ayrışma incelendiğinde, erkek katılımcılar arasında eğitimin genel olarak çocuk bakımıyla ilişkili olduğu, daha yüksek eğitim seviyelerine sahip erkeklerin çocuk bakımı sorumluluklarını paylaşma ihtimallerinin daha yüksek olduğu görülmektedir. Pandeminin tüm eğitim seviyesindeki erkeklerin ev işi ve çocuk bakım sorumluluklarını artırdığı, bu etkinin en şiddetli biçimde üniversite mezunu erkek katılımcılar üzerinde görüldüğü dikkat çekmektedir. Buna karşın kadınlariçin eğitimin ev işleri ve bakım sorumlulukları açısından hemen hemen hiç fark yaratmadığı görülmektedir. Hem pandemi öncesinde hem de pandemi süresince kadınların ev işlerinden yaygın olarak sorumlu olduğu, pandeminin bu açıdan fazla bir değişim yaratmadığı söylenebilir.
Haneler, mensuplarının işgücüne katılım ve hane içi üretimdeki rollerine dair kararlarını ortaklaşa ve tek bir karar mekanizması üzerinden verirler. Pandemide artan ev işleri ve çocuk bakım sorumluluklarının kadınların hem işgücü piyasasına katılımları hem de iyi oluş halleri üzerinde olumsuz etkileri olduğu aşikardır. Orta ve uzun vadeye yayılabilecek bu olumsuz etkilerin azaltılması amacıyla ev işleri ve çocuk bakım sorumluluklarının daha eşit paylaşılması için farkındalık kampanyaları başlatılması, devletin sağladığı kurumsal bakım olanaklarının genişletilmesi, çocukların sağlıklı ortamlarda okula dönmelerinin önceliklendirilmesi ve işgücünden kopan kadınların geri dönüşlerinin özendirilmesi elzemdir.

Aysun Aygün Hızıroğlu, Selin Köksal ve Gökçe Uysal

COVID-19 salgını kapsamında Mart ayının ortasında başlamış olan ve halk sağlığını korumak amacı güden sosyal mesafelendirme önlemleri, Haziran ayının başında gevşetilmiş olsa da iktisadi hayatta önemli bir durgunluğa yol açmıştır. TÜBİTAK tarafından 120K577 numarası ile fonlanan araştırma projesinde salgının haneler üzerindeki ekonomik etkisini işgücü piyasası, gelir kayıpları ve hane içi üretim açısından tespit etmek amaçlanmaktadır. Bu araştırma notunda ise salgının hanelerin gelirlerinde yarattığı tahribata odaklanılmaktadır.

Bu araştırma notunda, proje kapsamında fonlanan ve salgının hane halkları üzerindeki ekonomik etkilerini ölçmeyi amaçlayan anket uygulamasının (kısaca HCOVIDA) ilk bulguları özetlenmektedir. Verilere göre ortalama kişisel gelir Şubat ayından Eylül ayına nominal olarak yüzde 4,5, reel olarak ise yüzde 10,4 gerilemiştir. Benzer bir düşüş eşdeğer hane gelirlerinde de görülmektedir. Gelir kayıplarının özellikle düşük ve orta gelir seviyelerinde yoğunlaştığı ve dolayısıyla gelir dağılımında bozulmaya sebep olduğu dikkat çekmektedir.

HCOVIDA Eylül 2020, Tübitak Proje NO. 120K577
HCOVIDA Eylül 2020, Tübitak Proje NO. 120K577

HCOVIDA’da ücret, maaş ve yevmiye geliri elde eden katılımcıların yüzde 30’u salgın sebebiyle gelirlerinin azaldığını beyan etmektedir. Müteşebbis geliri olanlar arasında bu oran yüzde 44’e yükselmektedir. Kısacası olağan koşullarda işi olan ve geçimini işiyle sağlayan haneler arasında ciddi gelir kayıpları yaşanmıştır. Bu duruma paralel olarak hanelerin yüzde 42,7’si borçlarının arttığını belirtmiştir.

Hanelerin bu gelir kayıpları karşısında harcamalarını kıstıkları, tanıdıklarından borç, işyerlerinden avans aldıkları dikkat çekmektedir. Devlet tarafından sağlanan sosyal yardımlar arasında en yaygın olanının doğrudan gelir destekleri olduğu görülmektedir. Katılımcıların yüzde 46,2’si doğrudan gelir desteğine başvurduğunu söylemiş, yüzde 21,9’u bu destekten faydalandığını beyan etmiştir. Kısa çalışma ödeneği, nakdi ücret yardımı gibi kayıtlı çalışan kesime odaklanan yardımların kapsamının çok daha sınırlı olduğu dikkat çekmektedir.

HCOVIDA Eylül 2020, Tübitak Proje NO. 120K577
HCOVIDA Eylül 2020, Tübitak Proje NO. 120K577

Veriler incelendiğinde, kamu destekleri ve haneler arası dayanışma gibi mekanizmaların, gelir kayıpları karşısında yetersiz kaldığı sonucuna varılabilir. Zira katılımcılar arasında geçim zorluğu çektiğini söyleyenlerin payı yüzde 70 seviyesine ulaşmıştır. Özellikle de gıda harcamalarında zorlananların oranının yüzde 38’e yükselmiş olması hanelerin ne kadar zorlandığına işaret etmektedir. Gıda güvenliğinin daha ayrıntılı ve dikkatli olarak takip edilmesi gerekmektedir.

HCOVIDA verileri, hanelerin finansal dayanıklılığının da zayıf olduğuna, beklenmedik harcamaları ödemekte zorlandıklarına ve gelir elde edemedikleri takdirde çok uzun süre dayanamayacaklarına işaret etmektedir. Nitekim katılımcıların neredeyse yarısı önümüzdeki dönemde gelirlerinde düşüş beklemektedir.

Salgının uzamasıyla birlikte sosyal yardımlara ihtiyaç duyan hane sayısının artması beklenir. Kısıtlı kaynakların etkin kullanımının sağlanabilmesi için salgın koşullarında en kırılgan duruma düşen hanelerin sıkı bir hedeflemeyle belirlenmesi ve desteklenmesi gerekmektedir.

 

* Bu araştırma notunun hazırlanmasındaki yardımlarından ötürü Talha Şamil Çakır ve Hamza Mutluay’a teşekkür ederiz.

 

Temmuz 2020
Ağustos 2020
Eylül 2020
Ekim 2020
Kasım 2020